Mutluluk sizce sonradan öğrenilebilir mi?

Mutluluk sizce sonradan öğrenilebilir mi?

Beyin sürekli öğrenen ve gelişen bir organdır. İnsanlar yaşadıkları doğrultusunda öğrenir, gelişir ve değişir. Bu makaleyi okurken bile beynin içinde bulunan nöronlar arasında yarım katrilyon bağlantı gerçekleşerek okuduğunuzu anlamanızı sağlıyor. Görülen, işitilen, düşünülen, hissedilen, bilinçli ve bilinç dışı tüm zihinsel faaliyetler bu nöral aktivite sonucunda oluşuyor. Mutluluk da nöral ağlarda kalıcı ve olumlu yönde değişimler yaratan bir etkendir. Peki mutluluk öğrenilebilir mi?

Çalışma hayatında mutluluk konusuna dikkat çekmek ve insan kaynakları ekiplerinin farkındalıklarını artırmak amacıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi Lisansüstü Programlar Enstitüsü’nde açılan “Çalışan Mutluluğu ve Motivasyonu” dersini alan yüksek lisans öğrencileriyle altı dönem boyunca bir araştırma yapıldı. Mutluluk gibi subjektif anlam yüklenen ve sürekli değişen dinamik bir kavramın kişiler üstündeki etkisinin ne olduğunu analiz etmek amacıyla yapılan bu araştırma kapsamında, yüksek lisans öğrencilerinin çalışan mutluluğu dersini almadan önceki ve aldıktan sonraki mutlulukları ile iş hayatındaki mutluluklarında artış gözlemlendi. Araştırma sonucuna göre mutluluk hangi yaşta, cinsiyette, medeni durumda ve eğitim seviyesinde olursa olsun öğrenilebiliyor ve artabiliyor.

Öğrenciler dersi aldıktan sonra mutluluklarını belirleyen kriterlerde yüzde 84 oranında olumlu yönde bir değişim yaşadı. Kendilerinden daha hoşnut ve diğer insanlara karşı daha ilgiliydiler. Yaptığı işlere kendini adıyor, dünyanın iyi bir yer olduğunu düşünüyor, çevrelerindeki güzellikleri fark ediyor, kendilerini daha sağlıklı hissediyor, daha çok gülüyorlardı ve gelecekleri hakkında daha iyimserlerdi. Öğrencilerin işleriyle ilgili tanımlamalarına bakıldığındaysa mutluluk seviyesinin artmasının kişinin işiyle ilgili sahip olduğu olumlu duyguları da yüzde 98 oranında artırdığı; can sıkıntısı duygusu, kafa karışıklığı, bunalım, tiksinti, korku, hayal kırıklığı, kızgınlık, yorgunluk, tehdit altında ve bezgin hissetme gibi olumsuz duyguları yüzde 93 oranında azalttığı görüldü. Yani öğrenciler sahip oldukları mutluluğu iş yaşamına da aktarıyorlardı. İşleri onlarda huzur, memnuniyet ve iftihar duygusu uyandırıyor, daha neşeli ve hevesli hissetmelerini sağlıyordu.

Bu bağlamda araştırmacı, öğrencilerin içsel güçleri olumlu yönde geliştiği için olumluya ve mutluluğa doğru bir akışın yaşandığını, mutlulukta ve iş yaşamındaki mutluluk seviyelerinde anlamlı düzeyde yükselme meydana geldiğini belirtiyor ve ekliyor: “Pozitif düşünme, iyimser bakış açısı ve mutluluk seviyesindeki pozitif yönde artışın kişinin hayatında minimum iki yıl boyunca stabil kaldığı göz önüne alınırsa araştırma kapsamında yer alan yüksek lisans öğrencilerinin 12 hafta boyunca aldıkları mutluluk dersi sonucunda yükselen mutluluk seviyelerinin, hayatlarında uzun süre etkili olacağı söylenebilir.”

Araştırmacı, bu sonuçlardan yola çıkarak mutluluğun öğrenilebileceğini ifade ediyor ve şöyle açıklıyor: “Büyük felaketler ve sıkıntılar yaşamadan önce kişiler günlük problemlerini çözerken bile olumlu düşünmeyi ve mutluluğa yönelmeyi öğrendiklerinde daha dirençli oluyorlar. Ama öncelikle kişi mutlu olmayı istemeli ve bu amaçla çaba göstermeli.”

Bir cevap yazın